Mirasın Reddi (Reddi Miras)

Mirasın Reddi (Reddi Miras)

1. Mirasın Reddi (Reddi Miras) Nedir?

Mirasçılar, murisin (miras bırakanın) ölümüyle birlikte mirasa bir bütün olarak ve kanunen hak kazanırlar. Murisin geride bıraktığı aktif ve pasifleri yani hem malvarlığı ve alacakları hem de borçları bir bütün olarak mirasçılara geçer. Murisin borçlarının, malvarlığı ve alacaklarından fazla olması halinde mirasçılar, murisin borçlarından da tümüyle kişisel olarak sorumlu olurlar. Böyle durumlarda mirasçılar için murisin borçlarından sorumluluktan kurtulmanın tek yolu mirasın reddi bir diğer adıyla reddi miras yolu kalmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 605 vd. maddelerinde düzenlenen mirasın reddi, yasal veya atanmış mirasçıların, murisin ölümünden sonra, malvarlığı, alacak ve borçlarından oluşan terekedeki hak ve yükümlülükleri tamamen reddetmesi olarak tanımlanabilir. Mirasın reddi, mirasın gerçek reddi ve mirasın hükmi reddi olmak üzere ikiye ayrılır:

a. Mirasın Gerçek Reddi

Mirasın gerçek reddi; yasal veya atanmış mirasçıların, murisin ölümünden sonra kendi iradeleri ile mirasın reddi talebinde bulunarak mirasçılık sıfatlarına son vermeleridir. Türk Medeni Kanunu’nun 609. maddesinde düzenlenen mirasın gerçek reddi, yasal veya atanmış mirasçıların kayıtsız ve şartsız olmak koşuluyla Sulh Hukuk Mahkemesine sözlü veya yazılı bir beyanda bulunması suretiyle yapılır. Burada önem arz eden husus mirasın reddinin herhangi bir kayda veya şarta bağlanmamasıdır. Aksi halde mirasın reddi talebi kabul edilmez.

b. Mirasın Hükmi Reddi

Mirasın hükmi reddinde yasal veya atanmış mirasçıların, mirasın reddi için ayrıca bir irade beyanında bulunmalarına gerek yoktur. Türk Medeni Kanunu’nun 609. maddesinde düzenlenen mirasın hükmi reddinde, murisin ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belliyse veya bu durum resmi olarak tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır.

2. Mirasın Reddi (Reddi Miras) Nasıl Yapılır?

Mirasın gerçek reddinde; mirasçılar, murisin son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine yazılı veya sözlü olarak beyanda bulunarak, yani dava yoluyla mirası reddedebilirler. Mirasın kısmi reddi mümkün olmadığından, mirasçılar bu ret beyanlarında, mirası kayıtsız ve şartsız olarak tamamen reddetmelidir.

Mirasın hükmi reddinde ise murisin ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belliyse veya bu durum resmi olarak tespit edilmiş ise mirasın reddedildiği karine olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle mirasçıların, mirasın hükmi reddi için ayrıca bir beyanda bulunmalarına gerek yoktur. Ancak mirasçılar, ilerde doğabilecek olası uyuşmazlıkların önüne geçebilmek için Sulh Hukuk Mahkemesine beyanda bulunarak mirasın hükmi reddi için başvuruda bulunabilirler.

3. Mirasın Reddi (Reddi Miras) Süresi

Mirasın hükmi reddi için kanunda herhangi bir süre sınırlaması getirilmemiştir. Mirasın gerçek reddi ise TMK’nın 606. maddesi uyarınca, üç aylık hak düşürücü süre içerisinde yapılmalıdır. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe murisin ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için murisin tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak TMK’nın 615. maddesi uyarınca önemli sebeplerin varlığı hâlinde Sulh Hukuk Mahkemesi hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan bu ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir.

Muristen önce ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer. Bu mirasçılar için ret süresi ise kendilerinin murisine mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak bu süre, kendilerinin murisinden geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez. Ayrıca ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse; bunlar için ret süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar

4. Mirasın Reddinde (Reddi Mirasta) Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mirasın reddi talebinde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili yer mahkemesi ise murisin son yerleşim yeri mahkemesidir.

5. Mirasın Reddinin (Reddi Mirasın) Sonuçları

Yasal mirasçılardan birisi mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı ise murisin ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, murisin en yakın yasal mirasçılarına kalır.

En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse, miras Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. Altsoyun tamamının mirası reddetmesi hâlinde ise bunların payı sağ kalan eşe geçer.

Ayrıca ödemeden acze düşen murisin mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar. Ancak olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır. İyiniyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olurlar.

6. Mirasın Reddinde (Reddi Mirasta) Alacaklıların Korunması

Bazı durumlarda borcu fazla olan mirasçılar, miras payının alacaklılar tarafından haczedilmemesi veya başka amaçlar için mirası reddedebilmektedir. Böyle durumlarda alacaklılar, alacaklarını mirasçıların miras payından alma hakkını da kaybedebilmektedir. Kanunda, mirasçıların kötü niyetli olarak mirasın reddi yoluna başvurmaması ve mirasçıların alacaklılarının korunması için özel bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre, malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, mirası ret tarihinden başlayarak altı ay içinde mirasın reddinin iptali için dava açabilirler. Mahkemece mirasın reddinin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Tasfiyeden sonra mirası reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, mirasın reddi geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.

7. Mirası Reddeden (Reddi Miras Yapan) Emekli Maaşı Alabilir mi?

Emekli aylığı bir diğer adıyla emekli maaşı kişinin çalışmasına dayalı olarak ödediği primler nedeniyle hak kazandığı bir aylıktır. Emekli aylığında hak sahibi ise emekli olan kişinin kendisidir ve bu hak da ölümle sona erer. Bu nedenle mirasçılar ister mirası kabul etsin, ister mirası reddetsin murisin emekli maaşını alamazlar. Ancak mirasçılar, murisin ölümüyle birlikte, murisin sağlığında ödemiş olduğu primler nedeniyle ölüm aylığı almaya hak kazanırlar. Dolayısıyla mirasçıların hak kazandığı aylık, esasen emekli aylığı değil, ölüm aylığıdır.

Ölüm aylığı ise murisin malvarlığına dâhil olan bir aylık olmayıp, murisin ölümüyle birlikte doğrudan mirasçılarına tanınan bir haktır. Ölüm aylığı mirastan bağımsız olarak doğrudan mirasçılara tanınan bir hak olduğundan, mirasçılar mirası reddetseler dahi bu ölüm aylığını alabilirler. Dolayısıyla murisin ölümü ile birlikte emekli maaşı sona erer ve yerini ölüm aylığına bırakır. Mirasçılar da mirasın reddi halinde ölüm aylığı almaya devam edebilirler.

Av. Tolgay Mingan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir