Arabuluculuk nedir, zorunlu arabuluculuk ve ihtiyari arabuluculuk nedir gibi sorulara cevap vermeden önce arabuluculuğun neden önemli olduğunu belirtmek gerekir. Hukuk sistemimizde artan dava sayıları, yargılama sürelerinin uzunluğu, davalarda kazananın bir taraf olması, içtihatların sürekli değişmesi, adalete erişimin zorlaşması gibi sebepler alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının önemini artırmıştır. Arabuluculuk kurumu da alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu olarak yargı yükünün azaltılması, uyuşmazlıkların daha hızlı ve etkin bir şekilde çözülmesi, taraflar arasında daha barışçıl bir çözüm sunması ve tarafların menfaatine odaklanması açısından oldukça önemli bir uyuşmazlık çözüm yoludur.
Bu yazıda, Türk hukuk sisteminde arabuluculuk kurumunun gelişimi, arabuluculuğun hukuki niteliği, temel ilkeleri, dava şartı olarak zorunlu hale getirilen arabuluculuk uygulamaları ve ihtiyari arabuluculuk uygulamaları hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır.
Arabuluculuk, tarafların aralarındaki bir özel hukuk uyuşmazlığını tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi olan arabulucunun yardımıyla müzakere ederek çözmesini amaçlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Türk hukukunda arabuluculuğun temel kaynağı 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’dur. Arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 2. Maddesinde “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” olarak tanımlanmıştır.
Arabulucunun en önemli özelliği, uyuşmazlık hakkında bağlayıcı bir karar vermemesi; yalnızca tarafların iletişim kurmasını ve çözüm üretmesini kolaylaştırmasıdır. Bu yönüyle arabuluculuk, yargısal faaliyetlerden ayrılmaktadır.
Arabuluculuk süreci belirli temel ilkelere dayanmaktadır. Bu temel ilkeler şöyledir:
Gönüllülük İlkesi : Taraflar, zorunlu arabuluculuk alanları dışında arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler.
Eşitlik : Taraflar, gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara sahiptirler.
Gizlilik : Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde sunulan veya diğer bir şekilde elde edilen bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür. Dolayısıyla arabuluculuk sürecinde yapılan açıklamalar, sunulan belge ve kayıtlar ilerde çıkabilecek olası bir yargılamada delil olarak kullanılamaz.
Tarafsızlık : Arabulucu, görevini özenle ve tarafsız bir biçimde yerine getirmelidir. Bu nedenle arabulucu, taraflar arasında eşit mesafede durmak zorundadır.
Arabuluculuk, zorunlu arabuluculuk ve ihtiyari arabuluculuk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Zorunlu Arabuluculuk : Belirli uyuşmazlık türlerinde dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmanın zorunlu olduğu arabuluculuk türüdür. Burada dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmak zorunlu olduğundan, bu arabuluculuk türü dava şartı zorunlu arabuluculuk olarak da bilinir. Dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmanın zorunlu olduğu bir uyuşmazlık için arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açılması halinde bu dava başka herhangi bir şeye bakılmaksızın dava şartı yokluğundan reddedilir. Bu nedenle, bir hukuki uyuşmazlık için doğrudan dava açmadan önce o uyuşmazlığın dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığı öncelikle dikkate alınması gereken bir konudur. Dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında olan uyuşmazlıklar aşağıda detaylıca belirtilmiştir.
İhtiyari Arabuluculuk : İhtiyari arabuluculuk, arabuluculuk yoluna başvurmanın zorunlu olmamasına rağmen tarafların aralarındaki uyuşmazlığı çözümü için serbestçe arabuluculuk yoluna başvurduğu bir arabuluculuk türüdür. Taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığı için ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurabilir.
Türkiye’de arabuluculuk kurumu, başlangıçta ihtiyari bir yol olarak kabul edilmiş; ancak zamanla bazı uyuşmazlık türleri bakımından dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kapsamı haline getirilmiştir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile işçi ve işveren arasındaki bireysel iş uyuşmazlıklarının büyük bir kısmı bakımından arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir. Buna göre 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca; İşçi veya işveren alacağı ve tazminatları ile işe iade talebiyle açılacak davalardan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Buna karşılık, iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları ile hizmet tespiti davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca; ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme, ticari ilişkilerin korunması ve uyuşmazlıkların hızlı çözümü bakımından önem taşımaktadır.
6502 Sayılı Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanun ile tüketici işlemlerinden kaynaklanan bazı uyuşmazlıklarda da arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir. 6502 Sayılı Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanun’un 73/A maddesi uyarınca; Tüketici Mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Ancak tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, 73. maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar, 74. maddede belirtilen davalar ve tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na 2023 yılında eklenen 18/B maddesi ile bazı kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesinin 1-a bendi uyarınca; kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Böylece kira ilişkisinden doğan kira bedelinin tespiti, kira artışı ve tahliye gibi uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru zorunlu hale getirilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na 2023 yılında eklenen 18/B maddesi ile paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi taşınır ve taşınmaz mallarda ortaklığın giderilmesi ve paylaştırma uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesinin 1-b bendi uyarınca; taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na 2023 yılında eklenen 18/B maddesi ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesinin 1-c bendi uyarınca 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar ve 1-ç bendi uyarınca komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
İhtiyari arabuluculuk, arabuluculuk yoluna başvurmanın zorunlu olmamasına rağmen tarafların aralarındaki uyuşmazlığı çözümü için serbestçe arabuluculuk yoluna başvurduğu bir arabuluculuk türü olduğundan, taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığı için ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurabilir. Dolayısıyla kamu düzenini ilgilendiren konular gibi tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemediği konularda ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulamaz. Ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği hususlar sınırlı olduğundan, ihtiyari arabuluculuk birçok özel hukuk uyuşmazlığında yapılabilmektedir.
Arabuluculuk başvurusu, arabuluculuk başvuru formunun doldurularak adliyelerde bulunan ilgili Arabuluculuk Bürolarına fiziki olarak verilmesi yoluyla yapılır. Arabuluculuk Bürosu bulunmayan adliyelerde ise arabuluculuk başvuru formunun yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine verilmesi yoluyla yapılır.
Ayrıca arabuluculuk başvurusu elektronik olarak da yapılabilmektedir. Ancak bunun için arabuluculuk yoluna başvuracak tarafın elektronik imzası veya mobil imzasının bulunması gerekmektedir. E imza veya mobil imzası bulunan kişilerce arabuluculuk başvurusu; Uyap Vatandaş Portal’a giriş yapıldıktan sonra sistemde bulunan arabuluculuk başvuru formunun doldurulup e imza veya mobil imza ile imzalanmasından sonra sisteme yükleyerek yapılabilmektedir. Uyap Vatandaş Portal’a e devlet şifresi, e imza veya mobil imza ile giriş yapılabilir.
Bunlarla birlikte arabuluculuk başvurusu nereye veya hangi adliyeye yapılır sorusu da cevabı en çok merak edilen sorulardan biri olmaktadır. Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlık konusu ile ilgili dava açılsa idi hangi adliyede görülecekse o adliyede bulunan Arabuluculuk Bürosuna yapılır.
Arabuluculuk başvuru formu doldurulurken hangi konulara dikkat edilmesi gerektiği de başvurunun en önemli konuları arasında yer almaktadır. Arabuluculuk başvuru formuna aşağıdaki bilgilerin doğru ve eksiksiz olarak yazılması gerekmektedir;
Arabuluculuk başvurusu yapılırken örnek olması açısından aşağıdaki arabuluculuk başvuru formu örneği kullanılabilir. Ancak başvurulan yer, uyuşmazlık dosya türü ve uyuşmazlık konuları her olaya göre ayrıca düzeltilerek kullanılmalıdır.
İSTANBUL ARABULUCULUK BÜROSUNA
DAVA ŞARTI ZORUNLU ARABULUCULUK BAŞVURU FORMU
BAŞVURU TARİHİ :
———————————————————————————————————————————————
BAŞVURUCU BİLGİLERİ
Başvurucu :
Adres :
T.C. Kimlik No :
Vekili :
Adres :
İletişim :
———————————————————————————————————————————————
KARŞI TARAF BİLGİLERİ
Karşı Taraf :
Vergi No :
Adres :
İletişim :
———————————————————————————————————————————————
BAŞVURU BİLGİLERİ
Dosya Türü : İş Uyuşmazlığı,
Uyuşmazlık Konusu : Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, yıllık izin ücreti, hafta tatili alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret, bakiye süre ücreti, prim, ikramiye, yol parası, yemek parası, AGİ, ayrımcılık tazminatı, kötü niyet tazminatı, maddi tazminat, manevi tazminat, eğitim yardımı, çocuk yardımı, ilave tediye alacağı, sendikal tazminat, haksız fesih tazminatı, ölüm tazminatı, bakiye süre ücret alacağı, cezai şart alacağı, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar, gece vardiyası zammı, transfer ücreti, yarım ücret alacağı ve iş arama izni ücreti,
———————————————————————————————————————————————
Başkaca bir usul kararlaştırılmadıkça arabulucunun ihtiyari başvurularda taraflarca seçileceğini, dava şartı başvurularında iki tarafın da ortak arabulucuda anlaşmaları halinde arabulucu seçilebileceğini, başvuru konusuna ilişkin yukarıda belirttiğim tüm bilgileri doğru ve eksiksiz olarak doldurduğumuzu beyan eder, işbu başvurumuza ilişkin arabulucu atanmasını ve gerekli işlemlerin başlatılmasını talep ederiz. ../../2026
Başvurucu Ad Soyad
İmza
Arabuluculuk süreci, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca belirli sürelerle sınırlandırılmıştır. Bu süreler, arabuluculuğun hızlı ve etkin bir uyuşmazlık çözüm yolu olmasını sağlamayı amaçlamaktadır.
Zorunlu arabuluculukta arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren kural olarak üç hafta içinde süreci sonuçlandırmakla yükümlüdür. Bu süre, zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Dolayısıyla dava şartı zorunlu arabuluculuklarda arabuluculuk süreci en fazla dört hafta içerisinde tamamlanır.
Ancak bazı uyuşmazlık türlerinde kanun koyucu daha uzun bir arabuluculuk süresi öngörmüştür. Buna göre ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk süresi altı hafta olarak uygulanır. Bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilmektedir. Dolayısıyla ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk süreci en fazla sekiz hafta içerisinde tamamlanmaktadır.
İhtiyari arabuluculukta ise tarafların iradesi esas olup, kanunda öngörülen kesin bir süre sınırlaması bulunmamaktadır. Ancak uygulamada, ihtiyari arabuluculuk süreçleri de çoğunlukla benzer şekilde kısa sürede sonuçlandırılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki arabuluculuk başvurusunda bulunulurken herhangi bir ücret ödenmez. Arabuluculuk faaliyeti sonunda arabulucuya ödenecek ücret ise Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenmektedir. Bu tarife ise her yıl yenilenmektedir.
Dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında yapılan başvurularda, taraflar arasında anlaşma sağlanamaması halinde, belirli süreye kadar olan arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanmaktadır. Taraflar arasında anlaşma olması halinde ise arabuluculuk ücreti, kural olarak taraflarca eşit şekilde/yarı yarıya ödenir. Ancak taraflar aralarında anlaşarak bu ücretin tamamının veya farklı bir kısmının diğer tarafça ödenmesi konusunda anlaşma yaparak aksini kararlaştırabilirler.
Anlaşma halinde arabuluculuk ücreti, uyuşmazlık konusunun parayla ölçülebildiği hallerde Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’nin İkinci Kısmında belirtildiği üzere anlaşma bedelinin %6’sı ve miktara göre azalan oranlara göre hesaplanır. Ancak bu ücret için bir taban uygulaması da yapılmaktadır. Örneğin 2026 yılı için Arabuluculuk sürecinin sonunda anlaşma sağlanması halinde, anlaşma bedeline bakılmaksızın arabuluculuk ücreti 9.000,00 TL’den az olamaz. Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar ile ticari uyuşmazlıklarda ise anlaşma bedeline bakılmaksızın arabuluculuk ücreti 13.000,00 TL’den az olamaz. Uyuşmazlık konusunun parayla ölçülemediği hallerde de bu taban ücret uygulanır.
Arabuluculuk süreci sonunda taraflarca imzalanan anlaşma belgesi, taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirlik şerhi alınarak ilam niteliğinde belge haline gelebilmektedir. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir.
İcra edilebilirlik şerhi alınmış arabuluculuk anlaşma belgesi, mahkeme ilamı gibi icra edilebilir ve taraflara önemli bir hukuki güvence sağlar. Zorunlu arabuluculukta anlaşmaya varılması halinde, bu mekanizma uyuşmazlığın kesin ve bağlayıcı şekilde çözümlenmesine katkıda bulunmaktadır.
Ayrıca kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
Av. Arb. Tolgay MİNGAN